Gülün Yetişme Şartları Nelerdir?
Gül… Duygusal anlamda ne ifade ettiği sorusu bir kenara, sadece yetişmesi bile başlı başına bir fenomene dönüşebilecek kadar ilginç bir bitki. Şimdi düşünün, ben 25 yaşında, İzmir’de yaşayan, arkadaş ortamında sürekli espri yapan, ama içten içe her şeyin altını üstünü düşünen bir gencim. Ve siz, bir şekilde buradasınız. Tam da hayatın nasıl gülümsediğini ve güllerin nasıl yetiştiğini merak ediyorsunuz. Aslında, güllerin yetişme şartları nedir? Bunu konuşmak bir bakıma, kendi içsel karmaşamıza da bir bakış açısı sunmak gibi olacak.
Gülün Yetişme Şartları: Bir Başka Dünya
Gül yetiştirmeye karar vermek, adeta bir ilişkiye başlamak gibi bir şey. İlk başta her şey çok güzel, rengarenk ve parlak. Ama sonra… Ay, bir dakika! Her şey çok kolay mıydı gerçekten?
İlk başta güle dair her şey muazzam gözükür. Renkli yapraklar, kokulu çiçekler, sanki çimenler arasından gülümsüyor gibi. Ama işte bu tatlı görünümün altında, biraz bakıma, biraz ilgiye, hatta belki bir kaç günlük gözyaşına ihtiyaç var.
Gülün yetişme şartlarını düşündüğümüzde ilk aklımıza gelen şeyler, aslında tam olarak bizdeki o “beklentiler” gibi. Gül de belli bir koşulda mutluluğunu bulur, ve bunu sağlamak, sadece şans meselesi değildir.
Işık, Su, Toprak: Gül, ne de olsa bir bitki. Her bitki gibi, iyi bir ışık ister. Işık, onun moral kaynağıdır, sanki sabahları güneşin karşısında uyanan bir insan gibi. İzmir’de yaşadığımızı varsayalım. “Gün batımı” falan dedikçe güller de hüsrana uğrar! Gül, doğrudan güneş ışığına ihtiyaç duyar. Ancak! Evet, bir “ancak” var, zira sıcak havada çok fazla güneş ışığı almak da gülün “terleme” yapmasına yol açabilir. Hani İzmir’deki gibi sıcak yaz günlerinde terlememek ne mümkün? Gül bile durumu geçiştiriyor: “Bana da çok yüklenme, insanım ben!”
İç Ses: “Ya ama ben mi dedim!?”
Sürekli gül yetiştirmek isteyenler arasında, ışıksız yaşamaya alışanlar var. Hani, bazen insanlar da var, bir köşede, kimseye zarar vermeden, ısrarla ışık almadan durmaya çalışırlar. Ama, azizim, hiçbir şey ışık kadar önemlidir.
Gülün En Sevimli İhtiyacı: Su
Su! Gülün aşkı, suya olan bağı. Gerçekten, su çok önemli. Yani gülün yetişmesi için, sürekli nemli bir ortamda olması şart. İzmir’in yaz sıcağında terlediğimi düşündükçe, gülün bu durumunun benzerliği beni bir hayli etkiliyor. Belki de bu yüzden güllerle aramda bir bağ var! Birinin suya olan ihtiyacı, birinin ise sıcağa olan başkaldırısı.
Tabii ki gülün de suyu biraz seçici kullanması gerekiyor. Fazla su, kökleri boğar, az su ise gülü “susuzluktan” öldürür. Sanki bir arkadaşınızın size söylediği, “Açık hava konserinde sonuna kadar duramam, terledim ya!” gibi. Şimdi şunu kabul edelim, ne kadar fazla ya da az su olursa, o kadar büyük sorunlar baş gösteriyor. Güllerin yetişmesi için sularını verirken, biraz dikkatli olmalısınız.
İç Ses: “Yani su bende de aynı derdimi yaşadım. Çok susadım ama fazla içmedim. Sonra hâlâ açtım!”
Gülün Aradığı Toprak: Zengin, Ama Çok Zengin
Evet, gülün yetişmesi için toprak da çok önemli. Ama gerçekten önemli! Gül, nazlı bir bitki gibi, toprak konusunda fazla seçici. “Evet, çok kaliteli toprak arıyorum. Orta seviye falan olursa, ben üzülürüm. Bu kadar pahalı mıyım ben?” gibi bir ruh hali var. Hani ben de bazen oturduğum yerde öyle hissetmiyor muyum? “İyi giyinmek zorundayım, ona göre bir ortamda olmalıyım” diye.
Toprağın, pH seviyesinin dengeli olması gerek. Yani gülün de bir tarzı var, onu kabul edelim. Eğer toprağın asidik ya da bazik değeri çok farklıysa, gül bir süre sonra sizi “affetmeyecek” kadar mutsuz olabilir.
Kısa Diyalog:
Gül: “Ben asidik toprakta yaşayamam! Çekil!”
Ben: “Aman Tanrım, belki de fazla seçicisin…”
Biraz rahatsız edici olabilir ama bu kadar seçici bir bitkiyle ilişkiyi daha ciddi düşünmek lazım.
Gülle Sohbet: Kimse Bunu Konuşmaz Ama…
Evet, bir gül büyütmek demek, bir nevi bir ilişkinin temellerini atmak gibi. Sadece fiziksel gereksinimleri yerine getirmekle iş bitmiyor. Gülün de duygusal ihtiyaçları var! Gülün yetişme şartları arasında bir diğer önemli nokta ise sevgi, ilgi ve biraz da sabır. Güller de insanlar gibi, sevildikçe daha sağlıklı büyürler. Eğer ona gereken ilgiyi vermezseniz, ya da “sen büyürken seni izlemek istemiyorum” diyerek çok fazla yalnız bırakırsanız, işte o zaman işler kötüye gider.
İzmir’de her kahve içmeye gittiğimizde gördüğüm o gururlu ama solmuş güller hep beni düşünmeye sevk etti. Bir bakmışsınız, birkaç hafta geçmeden, tüm çiçekler düşer. Durum hiç de iç açıcı değildir.
İç Ses: “Evet, ben de bazı ilişkilerde çok ilgi gösterdim ama sonra gözle görünür şekilde solmuşum gibi hissediyorum.”
Sonuç: Güllerle Felsefi Bir Bağ
Gülün yetişme şartları, aslında insanın yetişme şartlarına benziyor. Dışarıdan bakıldığında her şey pırıl pırıl gözükse de, içine girdiğinizde zorluklarla yüzleşirsiniz. Gülün de güzel ve sağlıklı büyüyebilmesi için doğru ışık, su, toprak ve biraz ilgi gerekir. Tam da bir insan gibi.
Sonuçta, bir gülün en çok neye ihtiyacı var? Işığa. Bir gülün yetişmesi için öncelikle ona gerekeni vermelisiniz. Ama aynı zamanda ona bir alan bırakmalı, doğru ortamı yaratmalı ve ona değer vermelisiniz. Bu, hem güller hem de insanlar için geçerli.
Ve tabii, gülün her zaman bir şansı vardır. Belki de her bitki, bazen biraz daha dikkatle büyür. Çünkü hayat, aslında bazen çok küçük detaylarla güzelleşir. Gülün yetişmesi de tıpkı böyle bir şey. Ne kadar iyi bakarsanız, o kadar güzel açar.