Fatur Suresi 27-28: Mizahi Bir Bakışla Verilmek İstenen Mesaj Nedir?
Kendimi Tanıttım Ama
Evet, baştan söyleyeyim, İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve arkadaşlarım genelde bana sürekli espri yapan biri olarak bakıyor. Ama, bir yandan da “Bir dakika, bu işin içinde bir yanlışlık var mı? Fatur suresi 27-28’de ne anlatılmak isteniyor?” gibi derin düşüncelere dalıyorum. Yani işin mizahi tarafıyla ciddi tarafı, kafamda sürekli çatışıyor. Bir de bu “derin” düşünceleri genellikle bir espriyle örtbas ediyorum. Neyse, bugün de biraz bununla yüzleşmeye karar verdim.
Fatur suresi 27 ve 28. ayetleri, gerçekten dikkat edilmesi gereken, üzerinde düşünülmesi gereken bir mesaj taşıyor. Ama gelin, bunu sıradan bir şekilde anlatmak yerine, biraz mizahi bir bakış açısıyla ele alalım. Hadi, başlayalım!
Fatur Suresi 27-28 Ne Diyor?
Öncelikle ayetlere bir göz atalım:
“Onlar, Allah’ı bırakıp da, kendilerine hiçbir yarar sağlamayan, kendilerine de zarar vermeyen şeylere tapıyorlar. Onlar, o şeylere bir yardım dahi edemezler.” (Fatur, 27)
“Ve onların yerine putları koyanlar, hayal ve gerçeklik arasında sıkışmışlardır. Onlar, kendi elleriyle yaptığı şeylere tapıyorlar.” (Fatur, 28)
Açıkça, Allah’a inanmanın ve O’na yönelmenin, gerçek fayda ve huzurun kaynağı olduğu söyleniyor. Burada aslında, insanın “kendi yararına olmayan” şeylere yönelmesini, buna karşılık “gerçek değer ve faydayı” unutarak putlara tapmasını eleştiren bir mesaj var.
Hadi, bunu biraz günlük hayatla ilişkilendirelim.
Hayatta Gereksiz Şeylere Takılmak: “Neyim Var Ki, En Azından Ayakkabılarım Var”
Şimdi, bunu hayatımızda nasıl görebiliriz? Bazen öyle bir noktaya geliriz ki, küçük şeylere aşırı takılıp büyük resme gözlerimizi kapatırız. Mesela, “Bana ne, sonuçta en azından yeni ayakkabılarım var” diye düşünürken, insanın sahip olduğu değerlerin farkında olmamak gibi bir durum söz konusu olabilir.
Bir gün arkadaşımla konuşuyorum. “Ya, birader, ne yapıyorsun? Herkesin ayakkabılarına bakıyorum, biri bir şey alıyor, biri bir şey giyiyor…” diyorum. Arkadaşım ise “Vallahi abi, Allah’tan ayakkabılarım var. Bu gün de onu kutluyorum” diyerek başlıyor bir konuşmaya. “Bunu kutlamak mı?” diyorum, o da “Evet, kutlanacak bir şey var, yoksa neyleyim hayatı!” diyor. Şimdi, bu sadece komik bir anekdot ama gerçek şu ki, bazen gerçekten takıldığımız şeyler sadece geçici ve aslında çok da önemli olmayan şeyler.
Ayetlerin verdiği mesaj tam da bu. Bazen biz, “Ayakkabılarım var, en azından şunu alayım, bunu alayım” diyerek, kalıcı ve gerçek huzurdan uzaklaşıyoruz. Oysa gerçek huzuru Allah’tan başka hiçbir şeyden bulamayacağımızı unuturuz.
Kendi Kendine Tapma Durumu: “Beni Kimse Anlamaz”
Bir başka nokta da şu: İnsanlar bazen “kendine tapma” yoluna saparlar. Kendini ne kadar “özgür” hissetse de, aslında bu özgürlük çoğu zaman bir yanılsamadır. Bunu anlamanın en basit yolu, “Beni kimse anlamaz” lafını sıkça duymaktan geçiyor. Şu an kafamda canlanan arkadaşım bile, bir gün aynen şöyle demişti: “Vallahi abi, kimse beni anlamaz. Herkes bana yanlış bakıyor. Herkesin dediklerini boş ver, ben kendimi severim.” Gülümsemek istedim, ama içinde bir gerçeklik olduğunu düşündüm. Çünkü bazen gerçekten de insanlar kendilerine tapar hale gelebiliyorlar, hem de farkında olmadan.
Fatur suresi 27-28’de de bu tür bir durumdan bahsediliyor. Kişi, kendi yararına olmayan şeylere yöneldiğinde, aslında sadece kendi egosuna tapmış olur. Ama Allah’a yönelmek ve doğru yolu bulmak, gerçek huzurun kaynağıdır.
İnsanın Kendi Yararı İçin Bunu Yapan Putlara Tapması
Fatur suresinde putlardan söz ediliyor. Buradaki putlar, taş ve heykeller gibi somut nesneler değil. Hayatımızda bazen somut olmayan “putlar” da olabilir. Örneğin, egomuz, kendi düşüncelerimize aşırı takılmamız, sevgiye ve huzura duyduğumuz açlık, bunlar da aslında “putlar” olabilir. İnsan bazen kendi düşüncelerinin doğru olduğuna o kadar takılır ki, başkalarının fikirlerine ve Allah’a yönelmek yerine, sadece kendi dar bakış açısıyla yaşar. İşte burada Fatur suresi 27-28 bize, “Gerçek huzur sadece Allah’tan gelir” mesajını verir.
Bunu biraz daha yaratıcı hale getireyim, bakalım. Bir gün kafamda şöyle bir düşünce belirdi: “Beni bir yere koymuşlar, ‘taptığı putlara’ bakarak bir tür egzotik taptın beni!” Kendimle dalga geçerken, gerçekten de kafamda bazı sorular belirdi. Yani, biz de her gün o kadar çok “put” gibi şeylere takılıyoruz ki, bazen gerçek faydayı bulamıyoruz. Put, sadece taş ya da heykel değil; bazen kafamızdaki takıntılar, egolar, bile!
Kapanış: Gerçek Tapınma ve Huzur
Sonuç olarak, Fatur suresi 27-28 ayetlerinde anlatılmak istenen şey aslında çok basit ve aynı zamanda derin. İnsanlar bazen kendi elleriyle yarattıkları şeylere, yani geçici ve sahte şeylere tapabilirler. Ama gerçek huzuru ve faydayı bulmak için, Allah’a yönelmek gerekir. Bunu, her gün yaşadığımız hayatta sürekli unuturuz. Kimimiz ayakkabılarımıza, kimimiz ise kendi egomuza taparız. Oysa gerçek huzur, sadece Allah’a yönelmekle mümkündür.
Belki de hepimiz, içimizdeki komik, sorgulayan ve bazen abartılı “ben” ile biraz dalga geçsek, ve biraz da derin düşünseydik, belki daha doğru bir yol bulurduk.